FORUM NESİL
 
 
       

Geri git   Forum, Nesil > Forum Hakkında > Forum Genel > GÜNCEL VE SICAK HABERLER

GÜNCEL VE SICAK HABERLER Güncel ,Türkiye'den,Dünya'dan,Spor,Politika Haberleri Anadolu Ajans A.Ş.

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama
Alt 11-17-2009, 05:32 PM   #1 (permalink)
Administrators
Points: 23.644, Level: 94 Points: 23.644, Level: 94 Points: 23.644, Level: 94
Activity: 0% Activity: 0% Activity: 0%
 
aşksız prens - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Yaş: 17
Mesajlar: 3.377
Tesekkür: 20
54 Mesajina 65 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 30 aşksız prens is on a distinguished road
Standart Ali Kırca bu sözlere çok bozulacak


ayşenur arslan, ali kırca, medya

Ali Kırca bu sözlere çok bozulacak
17 Kasım 2009 Salı 16:30
Hani "Mutfakta biri mi var" diye bir reklam vardı ya İşte Ayşenur Arslan yıllarca medya mutfağındaki en iyi isimdi

GAZETECİLERCOM- Medya Mahallesi'nin ablası Ayşenur Arslan ile İnternethaber'den Zeynep Kurtbay'ın yaptığı röportaj çok ses getirecek Yıllarca televizyon mutfağındaki en önemli isim olan Arslan, 35 yıllık yakın dostu Ali Kırca'ya öyle böyle kırgın değil

İşte ses getirecek röportaj;

‘’Başa çıkması en zor yalan bir bölümü doğru olan yalandır Yalanlarla bezenmiş bir doğrunun içindeyiz ya Allah herkese akıl versin’’
2 saatten fazla sohbet ettik… Söyleştik, dertleştik Aslında bu sözleri hayatının da hepimizin içinde yaşadığı hayatların da özeti gibiydi
Meslekte 35 yılını devirmiş bir duayen, bir usta, bir abla Ayşenur Arslan
Ana haber kuşağında izlediğimiz haber bültenlerinin kraliçesi Bir zamanların Ali Kırcası’nın görünmeyen sesi, yüzü, eli, kolu, her şeyi…
Hani o ‘Mutfakta biri mi var’ der ya reklamda; işte o kişi… Haber mutfağında en leziz en besleyici yemekleri hazırlayıp süsleyip harikalar yaratan masayı donatan ama görünmeyen kahraman

TRT'DEN BAŞLAYAN YOLCULUK
15 Kasım 1974’de TRT’den çıkmış yola Sonra Nokta dergisi ve atv… Sonrası da var tabii ama orada durmak lazım Ayşenur Arslan tam öyle söylemiyor ama hayatını atv’den önce ve sonra diye ayırsam bana kızmaz sanırım ‘TRT’de öğrendim, Nokta’da geliştim, atv’de yaptım’ diyor
Ekliyor: ‘Gerisi iş’ Atv’ye kadarı Ayşenur Arslan için keyifli dönem, kendisi diyor Sonrasını da sayalım Star, NTV, Vatan, Kanal D ve son durak CNN Türk

PİŞMANLIKLAR, KIRGINLIKLAR YORDU
Mahalleyi soruyorum, eski mahallelerden bu yana neler değişti diyorum… ‘Mahalleyi bilmem de ben eski Ayşenur değilim Çok değiştim Çok yoruldum Sıkıldım’ diyor
Pişmanlıkları, kalp kırıklıkları yormuş Arslan’ı Yıllardır saklandığı gölgenin serinliğinden ortalığa çıkmaktan biraz rahatsız ama yine de mutlu Çok değil 1 yıl öncesine kadar içini kıpır kıpır eden, adrenalininin tavan yaptığı ana habere dönmek mi bir daha asla diyor CNN Türk’te hazırlayıp sunduğu Medya Mahallesi programı için de Mehmet Ali Birand’a biraz manidar minnetlerini gönderiyor: ‘Düşünüp sebep olanlardan Allah razı olsun

ÜÇ SİLAHŞÖRLER
Tarih 1976… Üç silahsörler TRT Haber Merkezi’nden medya dünyasına adım atıyorlar Kimler mi? Ayşenur Arslan, Ali Kırca ve Atilla Özsever İşte Kırca ile Arslan’ın dostlukları o zaman filizleniyor Ardından Nokta’da yollar ayrılıyor Ve atv’de yeniden buluşuyorlar Bu kadar derin dostluğun bıraktığı iz de derin oluyor; acısı da yarası da derin… Ayşenur Arslan bakın nasıl anlatıyor…



TRT Haber Merkezi'nin üç silahşörleri Ali Kırca, Ayşenur Arslan ve Atilla Özsever Eşlerle bir ev davetinde


*ALİ KIRCA İLE NEDEN KÜSLER?
*BİRAND, AYŞENUR ARSLAN'A KARŞI ÖNYARGILI MI?



BENİM KIRCA’YA KIRGINLIĞIM TEK CÜMLEDE PATLADI
Ali Kırca’yı Ali Kırca yapan kadın diye anıldınız Ne oldu da küslük oldu?
Ali Kırca’yı ben Ali Kırca yapmadım onda her zaman star ışığı vardı Çok bilgili bir insandır, muazzam bir hafızası vardır Ben onun sunduğu bülteni yaptım Ona yakışacak bülteni yaptım Onun ağzından çıkacak bülteni en az onun kadar hassasiyetle seçerek Mevlana’dan çok sevdiğim bir aforizma vardır Bir testiyi deryaya daldırsan ancak testi kadar su alır Mistik olduğu kadar diyalektiktir de Bir kişiyi allarsınız pullarsınız çok azlarına bir süre yutturabilirsiniz bir süre sonra yaldızlar dökülür sinemaların girişindeki kartonlar gibi olur
Benim Kırca’ya kırgınlığım aslında bir tek cümlede patladı Bizleri bırakıp da atv’ye geri döndüğünde ki biz o istediği için ayrılmıştık ‘’Yuvama döndüm ve her zaman çalışmak istediğim arkadaşlarımla çalışacağım’’ demesindendi
ŞİMDİ ALİ KIRCA’YI İZLERKEN ÇOK ÜZÜLÜYORUM
Hangi ekip vardı o zaman orada?
İşte şu anda da çalıştığı ekip Bu çocukça bir kırgınlık gibi gelecektir zaten çocukça bir adanmışlıktı profesyonellik değildi Sadece Ali Kırca’ya değil, yaptığım işe adanmışlık Bu kadar naif kendi adıma konuşayım salakça davranırsanız kırgınlığı da çocukça gelecektir
Ben Kırca’yı izlerken çok üzülüyorum Onun ağzından ona yakışmayacak cümleler duyuyorum O bültenin ona yakışmadı
Bir bülten hazırlanıyor Ali onu sunuyor Hani derler ya popstar yarışmalarında tekniğin çok iyi ama ruhunu katarak söylemiyorsun diye İşte öyle bir şey Ben aşkla şevkle yapılacak bir işten söz ediyorum Sadece Ali Kırca’ya bülten yapmaktan söz etmiyorum Her nüansa ben ruhumu koyuyorum Belki Promedeus gibi her gün gelip sizin ciğerinizi yiyorlar o ciğer tazeleniyor; akşam biliyorsunuz kartal yine gelecek ve yiyecek İşte ben bu kadar titizlenirken neden bu kadar titizleniyorsun bağırıyorsun diye bir de size kızıyorlar…
İNSANLAR SİZ ONLARA VERDİĞİNİZ SÜRECE ÇOK İYİLER
Siz de benzer suçlamalara hedef oldunuz o arkadaşlarınız tarafından?
Biz bir rüya gördük çok sayıda kişi birlikte gördük Ama sonra uyanıyorsun yollar ayrılabiliyor O bulunduğu yerde iyi olur inşallah İnsanlar böyle siz onlara verdiğiniz sürece çok iyiler… Onların kaçı beni çok yaralamıştır ben onların ablaları meslektaşları olarak çok şey yaptım yaptığımı düşünüyorum demiyorum yaptım Ama karşılığı? Ben arkadaşlarım için çok şey yaptım beni çok yaraladılar İlk kez yaşamadım hala yaşıyorum
Ben çocukken hayatta en büyük isteğim herkesin beni sevmesiydi herkesin beni sevmediğini anlayınca şok yaşadım
Geriye dönüp baktığınızda neyi yapmasaydım dediniz?
Kimseyi haketmediği biçimde korumamak lazımmış En sonunda da en çok koruduklarımdan darbeyi yedim Ben sadece yönetici değil anne olduğumu zannettim abla olduğumu zannettim
Çoğu isim kaybolup gitti mi sanki?
O kadroda Mete Çubukçu en başarılı isimlerden biriydi şimdi ntv’de İsmini şu anda vermek istemiyorum ama kadın muhabirlerden birine haksızlık ettiğimi düşünüyorum Birbiriyle hiç geçinemeyen iki arkadaşım arasında seçim yapmaktan kaynaklanan bir şeydir
Kimsenin arkasından konuşmadım Ali Kırca’nın Amerika’ya gittiği bir dönemde dediler ki 33 kişi çıkartacaksınız işten Kimi çıkartacaksın işten şöyle çıkardık kimi çıkartırsak iş bulabilir ya da eşi çalışıyordur düşünüp karar verdik Hatta arkadaşlara dedim ki bırakıp gidelim Tanığım vardı Arkadaşlarım dediler ki kurtarabildiğini kurtar
Çok sersem çok saçma dönemler yaşadık Ali Kırca gittikten sonra Uzan bana kalır mısınız dedi Eğer arkadaşlarım kalırsa kalırım dedim Allah tarafından Can Ataklı geldi de Star’a bana yol göründü…
Bir diğer ağır eleştiriydi size… Tetikçilik yaptınız mı gerçekten?
Aslına ona bakarsan Sabah’tayken de oluyordu bunlar biz Ali’yle lisanı münasiple yapmaya çalışıyorduk bunu Cem Uzan bile kabul etmişti İşlerin çok sertleştiği dönemde ben 3 kez uzaklaştırıldım Bilirdi ki ben bu kadar serti yapamayacağım Onun istediklerini yerine getirirken bile haber kaygısıyla yapıyordum Görevden alındım sonra yeniden göreve getirildim Medyanın kendisini Ankara’dan uzakta tutabilmesi lazımdı tutamadı Sadece haber sadece yayın yapmak gibi bir lüksünüz olamıyor maalesef
EKREM DUMANLI’YI ÇAĞIRDIM DİYE SEYİRCİDEN OLDUM

Mahallenin ablası olarak size soralım hemen, medyayı gerçekten sindirdiler mi? Baykal’ın ağır suçlamalarından biri de buydu hükümete Medya konuşamaz hale mi geldi?
Aslında Çiller döneminde Mesut Yılmaz döneminde de olmadı mı oldu ama ilk defa medya böylesine hedef alındı ve ilk defa neredeyse hükümet karşıtı gazeteciler hain ilan edildi hem siyasiler tarafından hem meslektaşları tarafından Müthiş bir kamplaşma Ve herkes birbirine laf çakma derdinde O kadar büyük bir kutuplaşma yaşanıyor ki Bunun tersi de söz konusu…
Örneğin geçenlerde Ekrem Dumanlı’yı mahalleye çağırdığım için beni bir daha izlemeyeceğini belirten izleyici maili aldım ben O kadar kızmış ki bana… Yani her yerde kafalar karışık

Ana haberin içinde olmamak mı sizi üzüyor? Onu mu özlüyorsunuz?
Yok Hele şimdi asla ana habere dönmek istemem Miş gibi mış gibi yapamayacağım Bugün bu programı yapıyor olmam benim bu ruh halimin sonucu değildir Benim kendi planladığım bir şeyin sonucu değildir Ama düşünüp sebep olanlardan Allah razı olsun Böyle bir zamanda kendimi ifade etme şansı verdiler
Başörtülü bir kadıncağız bak bak televizyondaki kadın dedi Dükkan sahibi bir adam beni sesimden tanıdı Çok da ödüm patlıyor tanıyacaklar diye Bunca yıl gölgenin serinliğinde yaşadıktan sonra gölgeden çıkmak çok da mutlu etmiyor
BEN BİRAND’IN ÇALIŞMAYA ALIŞIK OLDUĞU İNSANLARDAN DEĞİLİM
Birand’la iki meslektaş iki akran gibi konuşabiliyoruz bunu başarıyor olmak iyi bir şey Birand’ın bana karşı çok ciddi önyargıları vardı O önyargıları aşamadı Ben Birand’ın çalışmaya alışık olduğu insanlardan değilim
Görevlerimden birinin birlikte çalıştığım anchor’a acı da olsa doğruları söylemek olduğunu düşünürüm Bak Ali herkes seni alkışlayacak belki bir tek ben seni eleştiricem eğer bunu yapabileceksek yola çıkalım dedim öyle yola çıktık… Belki yıllar sonra dinlemek istemedi belki Ali Kırca olduğu için gerek görmedi
BİTTER ÇİKOLATA GİBİ ACI GELDİM BEN BİRAND’A
Birand çalışma tarzı olarak benim kadar dikbaşlı, doğru söylemekten çekinmeyen biriyle hiç çalışmamış Bitter çikolatalar gibi acı geldim ben ona Zaman zaman akıllı bir profesör olarak yararlandı benden Zaman zaman sinirlendi Şu anda hani evleri ayırdıktan sonra daha sağlıklı ilişkiler kuran anlaşan kardeşler gibiyiz
Kanal D Haber konusunda eleştiri çok yanlış olur şu anda Ben kanald haber defterini kapattım umarım günlük haber bültenini de kapattım hakikaten bir daha yapmak istemiyorum Bazı insanlar benim geri dönmeyi beklediğimi zannedebilir Onların yaptığı işlerde terbiyesizlik etmemek adına eleştiriden çok uzak duruyorum
Medya Mahallesi nasıl doğmuştu?
Önemi olmayan bir gerginlikti Oğlum rahatsızlanmıştı, o süreçte belki kendimi ifade edemedim onun yanında bulunmam gerektiği konusunu Sonra ben rahatsız oldum, anjiyo oldum O zaman böyle bir program ister misin dedi Memnuniyetle kabul ettim İsmi formatı her şeyi tamamen bana ait
Dedim ya düşünen ve sebep olanlardan Allah razı olsun diye…
Ntv’deki rakiplerinizi nasıl buluyorsunuz?
Onları hem çok beğeniyorum hem çok kıskanıyorum Mirgün’ü tebrik ettim Çok basit çok doğru bir formül Taraf gazetesine verdikleri primi çok aşırı buluyordum Kıskanıyorum 2 kişiler bir kere, konuk almadan götürüyorlar Kadınkardan seyirci soru sormasını bekliyor görüş vermesini beklemiyor Ntv cnntürkten daha çok izleniyordu hala da öyle Fark edilmeyi başardığımı söylüyorlar Ezilmemek bence bu bile çok önemli Benim avantajım da Mirgünlere göre kadın olmam biz kadınlar organizasyonu çok iyi yapıyoruz Tek tabanca yürütüyorum programı Programın kadrolu elemanı yok ama prodüksiyondan rejiden destek alıyorum Başta Hüseyin Tahmaz olmak üzere Kamera arkasında da bu program için çalışan kimse yok

Peki ya en başarılısı sizce? Yoksa Ali Kırca mı dersiniz yine?
Ali Kırca derim ama dememeyi tercih ediyorum Ancak üçünün karışımından iyi bir anchorman çıkar
Ali Kırca gel dese gider misiniz?
Yoo hayır Görüşmüyoruz Gel diyeceğini de zannetmem Dese de ben gitmem Bu arada Cem Öğretir’e dikkat çekelim Çok ilginç bir performans sergiliyor Çok dikkat edilmesi gereken bir performans Türkçesi sesi çok iyi heyecan dozu iyi ama kontrollü
En beğendiğiniz köşe yazarları?
Ertuğrul Özkök, Yılmaz Özdil, Cüneyt Ülsever, Ahmet Hakan, Ece Temelkuran, Melih Aşık ki bakılmadan geçilmemesi gereken biridir bence Ruşen Çakır, Bekir Coşkun, Mehmet Tezkan… 2 saat içinde hızlı okumayla 30 köşe tanıyorum Ve tabii Ahmet Hakan, son dönem medyasının en ilginç figürlerinden biri bence o
Hangi gazete sizce en iyisi?
Çocukluğumdan beri Hürriyet girer evimize Ama ben en çok Milliyet’i beğeniyorum
Yeni yayın dönemini mi?
Yo eskiden beri Çok iyi senior muhabirleri var Milliyet’in… Devrim Sevimay, Nedim Şener, Tolga Şardan… Fikret Bila Çok iyi yazarları var Tayfun Devecioğlu’nun da dinamizm ve yeni bir yüz getireceğine inanıyorum
Sizce bu kadrolarda değişiklik olur mu? Hani özellikle de yazar kadrosunda?
Ben Devecioğlu’nun yazar kadrosuna dokunacağını sanmıyorum Doğru bir iş de olmaz zaten
Peki ya en kızdığınız, yazılarına tahammül edemediğiniz yazar?
Her gün okumuyorum ama tahammül sözcüğü doğru mudur bilmem… Emre Aköz ‘ün ben bugüne kadar programda yazısını da paylaşmadım ekrandan Emre Aköz’ün hayata mesleğe bizlere kendisi gibi düşünmeyenlere o yüksek perdeden tavırları alaycılığı iticiliğini son derece rahatsız edici buluyorum Emre Aköz çok başka bir figür, bulunduğu yerde kendisine mutluluklar dilerim Ki Onun dışında benim için Şamil Tayyar, Ekrem Dumanlı bile okunulası yazarlardır


Yıl 1998 Ferhat Boratav'la atv'de akış hazırlarken Boratav'ın beli ağrıyınca dolapların tepesine böyle uzanmış, Ayşenur da karşısına

Peki en başarılı bulduğunuz yayın yönetmeni?
Bu kadar yıldır Hürriyet’in başında olduğuna göre Ertuğrul Özkök başarılı olsa gerek Ama benim söyleyeceğim isim Zafer Mutlu Türkiye’de Zafer Mutlu’nun bir ekol yaratığını düşünüyorum Onu çok ayrı bir yerde görüyorum İz bırakmak fark yaratmak anlamında Zafer Mutlu çok ayrı bir yerde Medya tarihi yazıldığında mutlaka ondan söz edeceklerdir
Ya Bİrand’la Dündar’ın çekişmelerine ne diyorsunuz?

Birand’la Dündar’ın birbirlerini sevmedikleri çok açık Nedenlerine de kimin haklı olduğuna da hiç girmek istemem ben mani olmayayım ağır topların altında ezilmeyeyim kenara çekileyim
İnternet medyası için değerlendirmeleriniz nasıl? Medyanın geleceği sizce internette mi?
Bundan böyle kaynak göstererek internet medyasından da söz etmek istiyorum programda Başka alanlarda kendini ifade edemeyip de internet medyasında yazan çok iyi kalemler var Çiğdem Anad, Ragıp Duran İnternet medyası bece kendini çok çabuk toparladı Kendi stilini yarattı
İnternethaber, gazeteciler com zaman zaman çok yanlış yaptığınızı düşünüyorum Çeşitlilik çok iyi haber vermek, yakalamak açısından çok iyi, çok iyi yazarlarınız var… Her gün mutlaka açıyorum ve okuyorum Ama ona bravo buna alkış bilmem ne subjektif değerlendirmeye girince buna katılmıyorum Programa girmeden önce 15 dakikamı mutlaka internete ayırırım Fakat şöyle bir sıkıntısı var internetin Çok yanlış da yapılabiliyor Kısıtlı elemanla çalışıldığı için Haberleri ilk önce internetten okuyoruz Bu nedenle mutlaka kaynağı ne diye bakarım Yoksa benim gibi profesyoneller için felaket olabilir

Hürriyet, gazete oku, internethaber, oda tv ve gazeteport sabah ilk baktığım internet siteleri Çok çok vaktim varsa medyatava, süperpoligon
Medyada kadın olmak zor mu gerçekten? Zirveye tırmanmak için yöneticinin yatağından mı geçmek gerekiyor?
Yöneticinin yatağına girmiş ben çok kadın tanımıyorum ya benden sakladılar ya ben çok aptalım bu sarışınlar aptaldır gibi bir şehir efsanesi… Bunu erkek de yapıyordur yatmıyordur da ayaklarının altına yatıyordur Uzun yıllar bana bakanlar siyasiler Ali Kırca’nın sekreteri muamelesi yaptı 1 Adam olduğunuz halde 2 adam muamelesi yapmak bu Yılmaz Özdil de ekrana çıkmıyordu ama o hep birinci adamdı Neden çünkü ben kadındım
Peki en beğendiğiniz kadın köşe yazarları? Sizce zirveye en yakın kadın gazeteciler kimler?
Ece Temelkuran, Nuray Mert yazdıklarıyla kamuoyunu etkileyen kadınlar… Kadınlar daha çok vicdan sahibi Vicdanlı yazılar yazıyorlar Benim için vicdan çok önemli bir kriter Yeni Şafak’taki Şefkatli Tuksal örneğin o kadar vicdanlı yazılar yazıyor ki…
ŞAMİL TAYYAR: Hükümetin şifrelerini çözmek için okuyorum
MÜMTAZER TÜRKÖNE: Gülen cemaatini anlamak için ya da Türkiye’de devletin egemen gücün nerde durduğunu anlamak için okuyorum Her dönemde egemen güç hakim akım neyse orda mı olunur kardeşim
OKAN BAYÜLGEN: Kendini yenilemeyi başarabilen çok az insandan biri
ORAY EĞİN: Çok sivri dilli nerdeyse insanları n iyilik kötülük meleği varsa o da muzurluk meleği sanki Rahatsız edici peri gibi Nasıl akılda tutuyor nerden bilir o kadar şeyi bilmem İnanılmaz bir figür
NİHAL BENGİSU: Sanki yerini yadırgadı gibi geliyor bana
AYŞE ÖZYILMAZEL’E TEK İTİRAZIM VAR
AYŞE ÖZYILMAZEL: Bayılıyorum erkek olsam tavlamaya çalışırım ya da yaşı büyük olsa oğlum peşine düş derdim; oğluma gelin alırdım Medyada üstlendiği işe de itirazım yok o da bir rol üstlenmiş kendini ikiyüzlü olmadan konumlandırabiliyorsa itirazım yok Bir tek kendini şarkıcı zannetmesine itirazım var O tarzı benimsemesine itirazım yok O ne yapsın Çağlar var biliyorsunz… Düşünüyorum o halde varım demişlerdi sonra geziyorum görüyorum öyleyse varı m oldu Sonra biliyorum öyleyse varım dediler, şimdilerde görünüyorum öyleyse varım çağı Görünme çağı görüntü çağı yani Ama işin acı tarafı bakanlar kör
__________________
Silgi kullanmadan resim çizme sanatına yaşam denilmektedir
aşksız prens isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
ali kırca, bu sözlere, çok bozulacak


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Coşkun Kırca ( 1927) ForumNeSiL Biyografiler 0 03-18-2009 11:55 PM
Ali Kırca ( 26.12.1948) ForumNeSiL Biyografiler 0 03-03-2009 11:12 PM


WEZ Format. Şuan Saat: 02:30 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.