
ayşenur arslan, ali kırca, medya
Ali Kırca bu sözlere çok bozulacak
17 Kasım 2009 Salı 16:30
Hani "Mutfakta biri mi var" diye bir reklam vardı ya



İşte Ayşenur Arslan yıllarca medya mutfağındaki en iyi isimdi
GAZETECİLER

COM- Medya Mahallesi'nin ablası Ayşenur Arslan ile İnternethaber'den Zeynep Kurtbay'ın yaptığı röportaj çok ses getirecek

Yıllarca televizyon mutfağındaki en önemli isim olan Arslan, 35 yıllık yakın dostu Ali Kırca'ya öyle böyle kırgın değil


İşte ses getirecek röportaj;
‘’Başa çıkması en zor yalan bir bölümü doğru olan yalandır

Yalanlarla bezenmiş bir doğrunun içindeyiz ya Allah herkese akıl versin

’’
2 saatten fazla sohbet ettik… Söyleştik, dertleştik


Aslında bu sözleri hayatının da hepimizin içinde yaşadığı hayatların da özeti gibiydi

Meslekte 35 yılını devirmiş bir duayen, bir usta, bir abla Ayşenur Arslan

Ana haber kuşağında izlediğimiz haber bültenlerinin kraliçesi

Bir zamanların Ali Kırcası’nın görünmeyen sesi, yüzü, eli, kolu, her şeyi…
Hani o ‘Mutfakta biri mi var’ der ya reklamda; işte o kişi… Haber mutfağında en leziz en besleyici yemekleri hazırlayıp süsleyip harikalar yaratan masayı donatan ama görünmeyen kahraman
TRT'DEN BAŞLAYAN YOLCULUK
15 Kasım 1974’de TRT’den çıkmış yola

Sonra Nokta dergisi ve atv… Sonrası da var tabii ama orada durmak lazım

Ayşenur Arslan tam öyle söylemiyor ama hayatını atv’den önce ve sonra diye ayırsam bana kızmaz sanırım

‘TRT’de öğrendim, Nokta’da geliştim, atv’de yaptım’ diyor

Ekliyor: ‘Gerisi iş

’ Atv’ye kadarı Ayşenur Arslan için keyifli dönem, kendisi diyor

Sonrasını da sayalım

Star, NTV, Vatan, Kanal D ve son durak CNN Türk
PİŞMANLIKLAR, KIRGINLIKLAR YORDU
Mahalleyi soruyorum, eski mahallelerden bu yana neler değişti diyorum… ‘Mahalleyi bilmem de ben eski Ayşenur değilim

Çok değiştim

Çok yoruldum

Sıkıldım’ diyor
Pişmanlıkları, kalp kırıklıkları yormuş Arslan’ı

Yıllardır saklandığı gölgenin serinliğinden ortalığa çıkmaktan biraz rahatsız ama yine de mutlu

Çok değil 1 yıl öncesine kadar içini kıpır kıpır eden, adrenalininin tavan yaptığı ana habere dönmek mi bir daha asla diyor

CNN Türk’te hazırlayıp sunduğu Medya Mahallesi programı için de Mehmet Ali Birand’a biraz manidar minnetlerini gönderiyor: ‘Düşünüp sebep olanlardan Allah razı olsun

’
ÜÇ SİLAHŞÖRLER
Tarih 1976… Üç silahsörler TRT Haber Merkezi’nden medya dünyasına adım atıyorlar

Kimler mi? Ayşenur Arslan, Ali Kırca ve Atilla Özsever

İşte Kırca ile Arslan’ın dostlukları o zaman filizleniyor

Ardından Nokta’da yollar ayrılıyor

Ve atv’de yeniden buluşuyorlar

Bu kadar derin dostluğun bıraktığı iz de derin oluyor; acısı da yarası da derin… Ayşenur Arslan bakın nasıl anlatıyor…
TRT Haber Merkezi'nin üç silahşörleri



Ali Kırca, Ayşenur Arslan ve Atilla Özsever



Eşlerle bir ev davetinde

*ALİ KIRCA İLE NEDEN KÜSLER?
*BİRAND, AYŞENUR ARSLAN'A KARŞI ÖNYARGILI MI?
BENİM KIRCA’YA KIRGINLIĞIM TEK CÜMLEDE PATLADI
Ali Kırca’yı Ali Kırca yapan kadın diye anıldınız

Ne oldu da küslük oldu?
Ali Kırca’yı ben Ali Kırca yapmadım onda her zaman star ışığı vardı

Çok bilgili bir insandır, muazzam bir hafızası vardır

Ben onun sunduğu bülteni yaptım

Ona yakışacak bülteni yaptım

Onun ağzından çıkacak bülteni en az onun kadar hassasiyetle seçerek

Mevlana’dan çok sevdiğim bir aforizma vardır

Bir testiyi deryaya daldırsan ancak testi kadar su alır

Mistik olduğu kadar diyalektiktir de

Bir kişiyi allarsınız pullarsınız çok azlarına bir süre yutturabilirsiniz bir süre sonra yaldızlar dökülür sinemaların girişindeki kartonlar gibi olur

Benim Kırca’ya kırgınlığım aslında bir tek cümlede patladı

Bizleri bırakıp da atv’ye geri döndüğünde ki biz o istediği için ayrılmıştık ‘’Yuvama döndüm ve her zaman çalışmak istediğim arkadaşlarımla çalışacağım’’ demesindendi

ŞİMDİ ALİ KIRCA’YI İZLERKEN ÇOK ÜZÜLÜYORUM
Hangi ekip vardı o zaman orada?
İşte şu anda da çalıştığı ekip

Bu çocukça bir kırgınlık gibi gelecektir zaten çocukça bir adanmışlıktı profesyonellik değildi

Sadece Ali Kırca’ya değil, yaptığım işe adanmışlık

Bu kadar naif kendi adıma konuşayım salakça davranırsanız kırgınlığı da çocukça gelecektir
Ben Kırca’yı izlerken çok üzülüyorum

Onun ağzından ona yakışmayacak cümleler duyuyorum

O bültenin ona yakışmadı

Bir bülten hazırlanıyor Ali onu sunuyor

Hani derler ya popstar yarışmalarında tekniğin çok iyi ama ruhunu katarak söylemiyorsun diye

İşte öyle bir şey

Ben aşkla şevkle yapılacak bir işten söz ediyorum

Sadece Ali Kırca’ya bülten yapmaktan söz etmiyorum

Her nüansa ben ruhumu koyuyorum

Belki Promedeus gibi her gün gelip sizin ciğerinizi yiyorlar o ciğer tazeleniyor; akşam biliyorsunuz kartal yine gelecek ve yiyecek

İşte ben bu kadar titizlenirken neden bu kadar titizleniyorsun bağırıyorsun diye bir de size kızıyorlar…
İNSANLAR SİZ ONLARA VERDİĞİNİZ SÜRECE ÇOK İYİLER
Siz de benzer suçlamalara hedef oldunuz o arkadaşlarınız tarafından?
Biz bir rüya gördük çok sayıda kişi birlikte gördük

Ama sonra uyanıyorsun yollar ayrılabiliyor

O bulunduğu yerde iyi olur inşallah

İnsanlar böyle siz onlara verdiğiniz sürece çok iyiler… Onların kaçı beni çok yaralamıştır ben onların ablaları meslektaşları olarak çok şey yaptım yaptığımı düşünüyorum demiyorum yaptım

Ama karşılığı? Ben arkadaşlarım için çok şey yaptım beni çok yaraladılar

İlk kez yaşamadım hala yaşıyorum

Ben çocukken hayatta en büyük isteğim herkesin beni sevmesiydi herkesin beni sevmediğini anlayınca şok yaşadım

Geriye dönüp baktığınızda neyi yapmasaydım dediniz?
Kimseyi haketmediği biçimde korumamak lazımmış

En sonunda da en çok koruduklarımdan darbeyi yedim

Ben sadece yönetici değil anne olduğumu zannettim abla olduğumu zannettim

Çoğu isim kaybolup gitti mi sanki?
O kadroda Mete Çubukçu en başarılı isimlerden biriydi şimdi ntv’de

İsmini şu anda vermek istemiyorum ama kadın muhabirlerden birine haksızlık ettiğimi düşünüyorum

Birbiriyle hiç geçinemeyen iki arkadaşım arasında seçim yapmaktan kaynaklanan bir şeydir

Kimsenin arkasından konuşmadım

Ali Kırca’nın Amerika’ya gittiği bir dönemde dediler ki 33 kişi çıkartacaksınız işten

Kimi çıkartacaksın işten şöyle çıkardık kimi çıkartırsak iş bulabilir ya da eşi çalışıyordur düşünüp karar verdik

Hatta arkadaşlara dedim ki bırakıp gidelim

Tanığım vardı

Arkadaşlarım dediler ki kurtarabildiğini kurtar

Çok sersem çok saçma dönemler yaşadık

Ali Kırca gittikten sonra Uzan bana kalır mısınız dedi

Eğer arkadaşlarım kalırsa kalırım dedim

Allah tarafından Can Ataklı geldi de Star’a bana yol göründü…
Bir diğer ağır eleştiriydi size… Tetikçilik yaptınız mı gerçekten?
Aslına ona bakarsan Sabah’tayken de oluyordu bunlar biz Ali’yle lisanı münasiple yapmaya çalışıyorduk bunu

Cem Uzan bile kabul etmişti

İşlerin çok sertleştiği dönemde ben 3 kez uzaklaştırıldım

Bilirdi ki ben bu kadar serti yapamayacağım

Onun istediklerini yerine getirirken bile haber kaygısıyla yapıyordum

Görevden alındım sonra yeniden göreve getirildim

Medyanın kendisini Ankara’dan uzakta tutabilmesi lazımdı tutamadı

Sadece haber sadece yayın yapmak gibi bir lüksünüz olamıyor maalesef
EKREM DUMANLI’YI ÇAĞIRDIM DİYE SEYİRCİDEN OLDUM
Mahallenin ablası olarak size soralım hemen, medyayı gerçekten sindirdiler mi? Baykal’ın ağır suçlamalarından biri de buydu hükümete

Medya konuşamaz hale mi geldi?
Aslında Çiller döneminde Mesut Yılmaz döneminde de olmadı mı oldu ama ilk defa medya böylesine hedef alındı ve ilk defa neredeyse hükümet karşıtı gazeteciler hain ilan edildi hem siyasiler tarafından hem meslektaşları tarafından

Müthiş bir kamplaşma

Ve herkes birbirine laf çakma derdinde

O kadar büyük bir kutuplaşma yaşanıyor ki

Bunun tersi de söz konusu…
Örneğin geçenlerde Ekrem Dumanlı’yı mahalleye çağırdığım için beni bir daha izlemeyeceğini belirten izleyici maili aldım ben

O kadar kızmış ki bana… Yani her yerde kafalar karışık
Ana haberin içinde olmamak mı sizi üzüyor? Onu mu özlüyorsunuz?
Yok

Hele şimdi asla ana habere dönmek istemem

Miş gibi mış gibi yapamayacağım

Bugün bu programı yapıyor olmam benim bu ruh halimin sonucu değildir

Benim kendi planladığım bir şeyin sonucu değildir

Ama düşünüp sebep olanlardan Allah razı olsun

Böyle bir zamanda kendimi ifade etme şansı verdiler

Başörtülü bir kadıncağız bak bak televizyondaki kadın dedi

Dükkan sahibi bir adam beni sesimden tanıdı

Çok da ödüm patlıyor tanıyacaklar diye

Bunca yıl gölgenin serinliğinde yaşadıktan sonra gölgeden çıkmak çok da mutlu etmiyor

BEN BİRAND’IN ÇALIŞMAYA ALIŞIK OLDUĞU İNSANLARDAN DEĞİLİM
Birand’la iki meslektaş iki akran gibi konuşabiliyoruz bunu başarıyor olmak iyi bir şey

Birand’ın bana karşı çok ciddi önyargıları vardı

O önyargıları aşamadı

Ben Birand’ın çalışmaya alışık olduğu insanlardan değilim

Görevlerimden birinin birlikte çalıştığım anchor’a acı da olsa doğruları söylemek olduğunu düşünürüm

Bak Ali herkes seni alkışlayacak belki bir tek ben seni eleştiricem eğer bunu yapabileceksek yola çıkalım dedim öyle yola çıktık… Belki yıllar sonra dinlemek istemedi belki Ali Kırca olduğu için gerek görmedi
BİTTER ÇİKOLATA GİBİ ACI GELDİM BEN BİRAND’A
Birand çalışma tarzı olarak benim kadar dikbaşlı, doğru söylemekten çekinmeyen biriyle hiç çalışmamış

Bitter çikolatalar gibi acı geldim ben ona

Zaman zaman akıllı bir profesör olarak yararlandı benden

Zaman zaman sinirlendi

Şu anda hani evleri ayırdıktan sonra daha sağlıklı ilişkiler kuran anlaşan kardeşler gibiyiz

Kanal D Haber konusunda eleştiri çok yanlış olur şu anda

Ben kanald haber defterini kapattım umarım günlük haber bültenini de kapattım hakikaten bir daha yapmak istemiyorum

Bazı insanlar benim geri dönmeyi beklediğimi zannedebilir

Onların yaptığı işlerde terbiyesizlik etmemek adına eleştiriden çok uzak duruyorum
Medya Mahallesi nasıl doğmuştu?
Önemi olmayan bir gerginlikti

Oğlum rahatsızlanmıştı, o süreçte belki kendimi ifade edemedim onun yanında bulunmam gerektiği konusunu

Sonra ben rahatsız oldum, anjiyo oldum

O zaman böyle bir program ister misin dedi

Memnuniyetle kabul ettim

İsmi formatı her şeyi tamamen bana ait

Dedim ya düşünen ve sebep olanlardan Allah razı olsun diye…
Ntv’deki rakiplerinizi nasıl buluyorsunuz?
Onları hem çok beğeniyorum hem çok kıskanıyorum

Mirgün’ü tebrik ettim

Çok basit çok doğru bir formül

Taraf gazetesine verdikleri primi çok aşırı buluyordum

Kıskanıyorum 2 kişiler bir kere, konuk almadan götürüyorlar

Kadınkardan seyirci soru sormasını bekliyor görüş vermesini beklemiyor

Ntv cnntürkten daha çok izleniyordu hala da öyle

Fark edilmeyi başardığımı söylüyorlar

Ezilmemek bence bu bile çok önemli

Benim avantajım da Mirgünlere göre kadın olmam biz kadınlar organizasyonu çok iyi yapıyoruz

Tek tabanca yürütüyorum programı

Programın kadrolu elemanı yok ama prodüksiyondan rejiden destek alıyorum

Başta Hüseyin Tahmaz olmak üzere



Kamera arkasında da bu program için çalışan kimse yok
Peki ya en başarılısı sizce? Yoksa Ali Kırca mı dersiniz yine?
Ali Kırca derim ama dememeyi tercih ediyorum

Ancak üçünün karışımından iyi bir anchorman çıkar

Ali Kırca gel dese gider misiniz?
Yoo hayır

Görüşmüyoruz

Gel diyeceğini de zannetmem

Dese de ben gitmem

Bu arada Cem Öğretir’e dikkat çekelim

Çok ilginç bir performans sergiliyor

Çok dikkat edilmesi gereken bir performans

Türkçesi sesi çok iyi heyecan dozu iyi ama kontrollü

En beğendiğiniz köşe yazarları?
Ertuğrul Özkök, Yılmaz Özdil, Cüneyt Ülsever, Ahmet Hakan, Ece Temelkuran, Melih Aşık ki bakılmadan geçilmemesi gereken biridir bence

Ruşen Çakır, Bekir Coşkun, Mehmet Tezkan… 2 saat içinde hızlı okumayla 30 köşe tanıyorum

Ve tabii Ahmet Hakan, son dönem medyasının en ilginç figürlerinden biri bence o

Hangi gazete sizce en iyisi?
Çocukluğumdan beri Hürriyet girer evimize

Ama ben en çok Milliyet’i beğeniyorum

Yeni yayın dönemini mi?
Yo eskiden beri

Çok iyi senior muhabirleri var Milliyet’in… Devrim Sevimay, Nedim Şener, Tolga Şardan… Fikret Bila

Çok iyi yazarları var

Tayfun Devecioğlu’nun da dinamizm ve yeni bir yüz getireceğine inanıyorum
Sizce bu kadrolarda değişiklik olur mu? Hani özellikle de yazar kadrosunda?
Ben Devecioğlu’nun yazar kadrosuna dokunacağını sanmıyorum

Doğru bir iş de olmaz zaten
Peki ya en kızdığınız, yazılarına tahammül edemediğiniz yazar?
Her gün okumuyorum ama tahammül sözcüğü doğru mudur bilmem… Emre Aköz ‘ün ben bugüne kadar programda yazısını da paylaşmadım ekrandan

Emre Aköz’ün hayata mesleğe bizlere kendisi gibi düşünmeyenlere o yüksek perdeden tavırları alaycılığı iticiliğini son derece rahatsız edici buluyorum

Emre Aköz çok başka bir figür, bulunduğu yerde kendisine mutluluklar dilerim

Ki Onun dışında benim için Şamil Tayyar, Ekrem Dumanlı bile okunulası yazarlardır

Yıl 1998



Ferhat Boratav'la atv'de akış hazırlarken

Boratav'ın beli ağrıyınca dolapların tepesine böyle uzanmış, Ayşenur da karşısına


Peki en başarılı bulduğunuz yayın yönetmeni?
Bu kadar yıldır Hürriyet’in başında olduğuna göre Ertuğrul Özkök başarılı olsa gerek

Ama benim söyleyeceğim isim Zafer Mutlu

Türkiye’de Zafer Mutlu’nun bir ekol yaratığını düşünüyorum

Onu çok ayrı bir yerde görüyorum

İz bırakmak fark yaratmak anlamında Zafer Mutlu çok ayrı bir yerde

Medya tarihi yazıldığında mutlaka ondan söz edeceklerdir
Ya Bİrand’la Dündar’ın çekişmelerine ne diyorsunuz?
Birand’la Dündar’ın birbirlerini sevmedikleri çok açık

Nedenlerine de kimin haklı olduğuna da hiç girmek istemem ben mani olmayayım ağır topların altında ezilmeyeyim kenara çekileyim

İnternet medyası için değerlendirmeleriniz nasıl? Medyanın geleceği sizce internette mi?
Bundan böyle kaynak göstererek internet medyasından da söz etmek istiyorum programda

Başka alanlarda kendini ifade edemeyip de internet medyasında yazan çok iyi kalemler var

Çiğdem Anad, Ragıp Duran

İnternet medyası bece kendini çok çabuk toparladı

Kendi stilini yarattı

İnternethaber, gazeteciler com zaman zaman çok yanlış yaptığınızı düşünüyorum

Çeşitlilik çok iyi haber vermek, yakalamak açısından çok iyi, çok iyi yazarlarınız var… Her gün mutlaka açıyorum ve okuyorum

Ama ona bravo buna alkış bilmem ne subjektif değerlendirmeye girince buna katılmıyorum

Programa girmeden önce 15 dakikamı mutlaka internete ayırırım

Fakat şöyle bir sıkıntısı var internetin

Çok yanlış da yapılabiliyor

Kısıtlı elemanla çalışıldığı için

Haberleri ilk önce internetten okuyoruz

Bu nedenle mutlaka kaynağı ne diye bakarım

Yoksa benim gibi profesyoneller için felaket olabilir
Hürriyet, gazete oku, internethaber, oda tv ve gazeteport sabah ilk baktığım internet siteleri

Çok çok vaktim varsa medyatava, süperpoligon

Medyada kadın olmak zor mu gerçekten? Zirveye tırmanmak için yöneticinin yatağından mı geçmek gerekiyor?
Yöneticinin yatağına girmiş ben çok kadın tanımıyorum ya benden sakladılar ya ben çok aptalım bu sarışınlar aptaldır gibi bir şehir efsanesi… Bunu erkek de yapıyordur yatmıyordur da ayaklarının altına yatıyordur

Uzun yıllar bana bakanlar siyasiler Ali Kırca’nın sekreteri muamelesi yaptı

1

Adam olduğunuz halde 2

adam muamelesi yapmak bu

Yılmaz Özdil de ekrana çıkmıyordu ama o hep birinci adamdı

Neden çünkü ben kadındım

Peki en beğendiğiniz kadın köşe yazarları? Sizce zirveye en yakın kadın gazeteciler kimler?
Ece Temelkuran, Nuray Mert yazdıklarıyla kamuoyunu etkileyen kadınlar… Kadınlar daha çok vicdan sahibi

Vicdanlı yazılar yazıyorlar

Benim için vicdan çok önemli bir kriter

Yeni Şafak’taki Şefkatli Tuksal örneğin o kadar vicdanlı yazılar yazıyor ki…
ŞAMİL TAYYAR: Hükümetin şifrelerini çözmek için okuyorum

MÜMTAZER TÜRKÖNE: Gülen cemaatini anlamak için ya da Türkiye’de devletin egemen gücün nerde durduğunu anlamak için okuyorum

Her dönemde egemen güç hakim akım neyse orda mı olunur kardeşim
OKAN BAYÜLGEN: Kendini yenilemeyi başarabilen çok az insandan biri

ORAY EĞİN: Çok sivri dilli nerdeyse insanları n iyilik kötülük meleği varsa o da muzurluk meleği sanki


Rahatsız edici peri gibi

Nasıl akılda tutuyor nerden bilir o kadar şeyi bilmem

İnanılmaz bir figür
NİHAL BENGİSU: Sanki yerini yadırgadı gibi geliyor bana
AYŞE ÖZYILMAZEL’E TEK İTİRAZIM VAR
AYŞE ÖZYILMAZEL: Bayılıyorum erkek olsam tavlamaya çalışırım ya da yaşı büyük olsa oğlum peşine düş derdim; oğluma gelin alırdım

Medyada üstlendiği işe de itirazım yok o da bir rol üstlenmiş kendini ikiyüzlü olmadan konumlandırabiliyorsa itirazım yok

Bir tek kendini şarkıcı zannetmesine itirazım var

O tarzı benimsemesine itirazım yok

O ne yapsın

Çağlar var biliyorsunz… Düşünüyorum o halde varım demişlerdi sonra geziyorum görüyorum öyleyse varı m oldu

Sonra biliyorum öyleyse varım dediler, şimdilerde görünüyorum öyleyse varım çağı

Görünme çağı görüntü çağı yani

Ama işin acı tarafı bakanlar kör
