09-06-2009, 09:14 PM
|
#1 (permalink)
|
|
Administrators
Üyelik tarihi: Aug 2009
Yaş: 17
Mesajlar: 3.377
Tesekkür: 20
54 Mesajina 65 Tesekkür Aldi
Tecrübe Puanı: 30 
|
Kuranı Kerimde Dünyanın yuvarlak olduğunun belirtilmesi
Soru
Kuranda yapılan bilimsel hatalardan birisi de, dünyanın yuvarlak olmadığının ima edilmesi ve güneşin balçık içinde batmasıdır Kehf Suresinden ayetlere bakalım: 18/83 Sana Zulkarneyni sorarlar, "Onu size anlatacağım" de 18/84 Dogrusu biz onu yeryüzüne yerleştirmiş ve her şeyin yolunu ona öğretmiştik 18/85 O da bir yol tuttu 18/86 Sonunda güneşin battığı yere ulaşınca onu, kara balçıklı bir suda batıyor gördü Orada bir millete rastladı "Zulkarneyn! Onlara azap da edebilirsin, iyi muamelede de bulunabilirsin" dedik 18/87-88 "Haksızlık yapana azap edeceğiz, sonra Rabbine döndürülür, onu görülmemis bir azaba uğratır; ama inanıp yararlı iş işleyene, mükafat olarak güzel şeyler vardır Ona buyruğumuzdan kolay olanı söyleriz" dedi 18/89 Sonra yine bir yol tuttu 18/90 Sonunda güneşin doğduğu yere ulaşınca, güneşi, kendilerini elbise, bina gibi şeylerle örtmediğimiz bir millet üzerine doğuyor buldu Görülüyor ki, Kurana göre insan dünya üzerinde yürüyerek güneşin battığı yere ulaşabiliyor ve güneşin kara balçıklı bir suda battığını görüyor Bu ifadeden Muhammedin dünyayı tepsi gibi düz sandığı anlaşılıyor Dünyanın yuvarlak olduğunu bilseydi, kişinin dönüp dolaşıp yola çıktığı noktaya geleceğini söylerdi Ayrıca, güneşin batma yerinin de, günümüz astronomi bilgisine göre yanlış verildiği görülüyor
Cevap
Değerli Kardeşimiz;
Ayette geçen ve "Kara bir balçık" diye tercüme edilen "aynin hamietin" tamlaması farklı iki okunuşa göre "siyah balçıklı göze, sıcak göze" anlamlarına gelir Her iki kıraat da güneşin batışı esnasında okyanusta meydana gelen manzarayı tasvir eder Okyanusta, güneşin battığı yerde ya siyah balçıklı bir göze veya buharlaşmakta olan bir sıcak su gözesi görünümü meydana gelmektedir Bu iki mânayı birleştire*rek, "güneşi siyah balçıklı bir sıcak su gözesine batıyor gibi gördü" şeklinde bir mâna vermek de mümkündür
Yüce Allah, Zülkarneyn'i yeryüzünde güç, kuvvet, ilim, irfan ve her türlü maddî ve manevî imkâna sahip bir lider kıldı Bu imkânlar sayesinde dilediğini el*de edebiliyor ve dilediğini yapabiliyordu O bu imkânları Allah yolunda kullan*mak üzere cihad ve fütuhata çıktı Tefsirlerde nakledildiğine göre Zülkarneyn, ba*tıda Atlas Okyanusu'na veya Karadeniz'e kadar gitti Orada güneşin deniz ufkun*da batışını seyretti Güneş, sislerle kaplı deniz ufkunda, sanki balçıklı bir su göze*sine veya sıcak su gözesine gömülür gibi batıyordu Kur'an burada coğrafî ve kozmografik bilgi vermemiş, bakanın ufukta gördüğünü tasvir etmiştir
Tefsircilerin kanaatine göre Zülkarneyn'in sahilde karşılaştığı kavim inkarcı bir topluluk idi O yüzden Allah Teâlâ onu, bu kavmi cezalandırmak veya eğitmek ve böylece iyilikle yola getirmek arasında serbest bıraktı
Zülkarneyn batıda işlerini bitirdikten sonra doğunun yolunu tuttu Ne*ticede, muhtemelen Afrika'nın veya Asya'nın doğu kıyılarına, Hint Okyanusu'ııa, yahut Hazar denizine ulaştı Âyetlerin akışından anlaşıldığına göre burada mede*nî hayat gelişmemişti Zülkameyn'in karşılaştığı insanlar, medeniyetten uzak ol*duklarından, güneşin sıcağına ve yağmura karşı korunmak için ne elbise dikip giy*mesini biliyorlardı ne de barınabilecekleri evleri vardı, topraklarında güneşe karşı koruyabilecek bitki örtüsü de bulunmuyordu
Bu ayetlerden de anlaşılacağı üzere dünyanın düz olduğu gibi bir ifade olmadığı gibi böyle bir mana da çıkarılamamaktadır Aksine Kuranı Kerimde dünyanı yuvarlak olduğu ifade edilmiştir
Dağları görürsün de, donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler Herşeyi 'sapasağlam ve yerli yerinde yapan' Allah'ın sanatı (yapısı)dır (bu) Şüphesiz O, işlediklerinizden haberdardır (Neml Suresi, 88)
Neml Suresi'ndeki ayette Dünya'nın sadece döndüğü değil, dönüş yönü de vurgulanmaktadır 3 500-4 000 metre yükseklikteki ana bulut kümelerinin hareket yönü daima batıdan doğuya doğrudur Hava durumu tahminleri için çoğunlukla batıdaki duruma bakılmasının sebebi de budur
Bulut kümelerinin batıdan doğuya doğru sürüklenmesinin asıl sebebi Dünya’nın dönüş yönüdür Günümüzde bilindiği gibi, Dünyamız da batıdan doğuya doğru dönmektedir Bilimin yakın tarihlerde tespit ettiği bu bilimsel gerçek, Kuran’da yüzyıllar öncesinden -Dünya'nın bir düzlem olduğu, bir öküzün başının üstünde sabit durduğu sanılan 14 yüzyılda- haber verilmiştir
Dünyanın yuvarlak olduğunu haber veren diğer ayetler:
1 — “Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin kuturlarından geçmeye gücünüz yetiyorsa haydi çıkın Çıkamazsınız, ancak bir imkan ile çıkabilirsiniz ”(Rahman: 33)
Ayetteki ‘kuturlar’ tabiri bilindiği gibi çaplar demektir Çap, yuvarlak bir şekil olduğuna göre, hem göklerin, hem dünyanın yuvarlak olduğu anlaşılır
Einstein’e göre, kainatta her şey, kainata tabi olarak küreseldir Ondan yediyüz sene önce yaşamış olan Muhyiddin ibn Arabî ise, Fütuhatın birinci cildinde aynen şöyle der: “Allah, kemal sahibidir Kainatta kendi kemal sıfatını göstermiş, gökleri mükemmel yaratmıştır ” Mükemmel şekil küredir Onun için Allah kainatı küreler şeklinde yaratmıştır
2 — “Bundan sonra arzı yapıp düzenledi, ondan suyunu ve otlağını çıkardı ” (Nâziât: 31-31) “Allah geceyi gündüze dolar, gündüzü de geceye dolar” (Zümer: 5)
Ayetlerindeki ‘daha’ fiili yapıp düzenlemek’ anlamına geldiği gibi ‘deve kuşunun yumurtlama yeri, udhiyye, uhuvve, yuvarlak taş ve ceviz atmak’ anlamına gelen dahu’ mastarıyla da alakalıdır Arapça’da bir fiilin iki değişik anlama gelebilmesi özelliğinden faydalanılarak, Dünya’nın yuvarlak olduğu anlatılmaktadır Ayrıca ikinci ayette “dolamak” diye tercüme edilen Arapça ‘tekvir’ kelimesi, yuvarlak şekilde sarmak manasına gelir Bu ayette de, gece ve gündüzün oluşmasına, Dünya’nın yuvarlak olması ve dönmesinin sebep olduğu kastedilmektedir
3 — “Gece de bir alamettir onlara Ondan gündüzü soyar çıkarırız”(Yâsîn: 37 ) “Soyup çıkarmak” fiilinin Arapça’sı olan ’sehl’ kelimesinin “yuvarlak bir şeyi soymak”tır Türkçe’de de hayvanların derilerinin soyulduğu yere ’salhane’ (selhhane) denir
4 — Kur’an-ı Kerim, kıyametin ansızın, bir anda kopacağını, “Onlar hiç bilmedikleri bir zamanda aniden kıyametin gelmesini mi gözlüyorlar?” (Zuhruf: 66 ) ayetiyle ifade ederken, A’raf Suresinin 97 ve 98 ayetleri şöyle demektedir: “Kasabaların halkı, geceleri uyurken onlara gelecek baskınımızdan güvende midirler? Yahut kasabaların halkı, kuşluk vakti eğlenirken,
baskınımızın kendilerine gelmesinden güvende midirler?”
Kıyamet aniden gelecek ve geldiği zaman Dünya’nın bir tarafında gündüz, öbür tarafında gece olacaktır Bu da küre şeklinden başka bir şey değildir
Selam ve dua ile  
__________________
Silgi kullanmadan resim çizme sanatına yaşam denilmektedir
|
|
|
|
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
Yetkileriniz
|
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
HTML-Kodu Kapalı
|
|
|
|